Hamilelik Süreci..

Hamilelikte halk arasında yaygın olan temel inanışlardan birisi de ''Bulantın yoksa erkektir. Bulantın varsa kızdır.'' Bu teoriyi yalanlayan bir çok kişi ile tanıştım ama doğru olabileceğine olan inancım daha yüksek. Benim içinde ilk haftalar kusursuzdu. Sıfır bulantı. Kokulardan etkilenme durumu hiç yok. Sadece iştahım biraz açılmış gibiydi. Sanırım benim oğlum olacak düşüncesine kapılmıştım. Mavi giysilere yönelmiştim. Yüzümde de her hangi bir solgunluk olmadı. Çevremdekiler bebek erkek olacak gibi dediler. Anneminde hamilelikleri oldukça rahat geçmiş.Benim de öyle olur diye düşündüm. Taa ki altıncı haftaya kadar. Önce her şey yoğun kokmaya başladı. Sonra her şeyden tiksinmeye başladım. Tam 5 ay sürdü. 20. haftaya kadar her gün her an hunharca kustum. Bir iki lokma yedim, kustum. Su içtim, kustum. Kusacak bir şey kalmadı zavallı midem de o zaman da safra kustum.
Bu günleri biraz detaylı yazmak istiyorum çünkü her anne bizde bu süreci yaşıyoruz dese de kesinlikle her anne bu kadar ağır bir süreç yaşamıyor. E yaşamayınca da halden anlamıyorlar tabi ki. Sürekli benimle aynı şeyleri yaşayan bir anne adayı aradım çünkü bulantıların biteceğine inanmak istedim. Düşünsenize midemizi üşütüyoruz yahut zehirleniyoruz vs. bir hafta sürüyor. Ya da bilemedin 10 gün..Ama ben bunu aralıksız 20. aya kadar yaşadım.
Bulantılarım başladığında ilk olarak eve poşet poşet tuzlu çubuk kraker aldık. Sabah akşam kemirdim. Tabi hiç bir işe yaramadığı gibi ben tuzlu çubuktan da tiksindim. Sonra da bana her kustuğumda tuzlu çubuk ye diyenlerden tiksindim. Öğünler arttırıldı, hafif gıdalar yemeye başladım, yemek yerken su içmedim, suyu bir yudumda içmedim vs vs.. Yapılması gereken her şeyi yaptım en ufak azalma olmadı.
Sıradaki adım bulantı için hamile annelere tavsiye edilen bulantı ilaçlarını denemekti.Şunu söyleyeyim biraz çok bilmiş bir özel eğitim öğretmeni olarak hamilelikte ilaç kullanımına oldukça karşıydım. Bu konuda beylik laflar ederdim. Ama bulantılardan öyle bir bunalıyorsunuz ki geçeceğini bilsem bir kutu ilacı tek seferde içecek duruma gelmiştim. Doktorum bana metpamid diye bir bulantı ilacı önerdi.

Bu ilaç bende değişik bir yan etki yaptı. Kesinlikle korkunç bir yan etkiydi. Başım döndü, görüşüm bulanıklaştı, intihar eğilimim arttı(şaka değil). Araştırdım bir çok kişide böyle bir etki yapıyormuş. Sonra doktorum Dramamine isimli başka bir ilaç önerdi.
Bu ilacın çok ekmeğini yedim. Bulantılarımı maalesef geçirmedi. Ama beni tatlı tatlı uyuttu. Ama günde bir taneden fazla içmek istemedim. Annelik fedakarlığı ikinci adımı da bu. Bir taneden fazla içmek istemedim. O hakkımı da gece kullandım. Gündüzleri bitmek tükenmek bilmeyen bulantılar la uğraştım. Çok ağladım. Bebeğim zarar görür diye çok korktum. Doktorum merak etme ilk 3 ay bebek senin depo besinlerinle beslenir ona hiç bir şey olmaz dedi. Öyle rahatladım. Bu yazıyı okursan bir gün, beni affet kızım ama o kadar bunaldım ki bulantılardan sevinememiştim bile doğru düzgün gelişine. Ağlayarak acile gittiğim çok oldu. Bolca serum yedim. O serumlar sayesinde ayakta kalabildim. Zar zor işime devam edebildim. Çok bunaldığım bir gün tekrar doktorumun kapısını çaldım yok mu daha etkili bir bulantı ilacı dedim salya sümük. O da bana Zofer isimli bir ilaç önerdi.
Bu ilacı devlet karşılamıyor. Bir umut aldık ama malesef bu ilaçta bende hiç bir işe yaramadı.12. haftada biter dediler bekledim hiç azalmadı. 16. haftada kesin biter dediler durum yine aynı. Buna tıpta Hiperemezis gravidarum deniyor sanırım. Yani doktorum bana böyle bir tanı koymadı ama ben bir kaç kaynaktan böyle okudum. Bir gün çok sevdiğim bir arkadaşım (o zaman 18. haftadaydım.) 'Doğuma kadar geçmezse ne yapacaksın' dedi. Aslında çok normal bir cümle ama o an 'beni alnımdan vursan daha iyiydi be canım' diye düşündüm. Doğuma kadar 9 ay 10 gün !!! Gözümde inanılmaz büyüdü. Moralim artık tamamen bitti. O günlerde bir arkadaşım akupunktur da hamilelikte bulantılara iyi geliyormuş dedi. Yaşadığım şehir küçük bir bir yer. Sadece bir kişi bunu yapıyor. Neyse aradım buldum o da il dışındayım haftaya gelicem dedim. O bir haftayı zar zor geçirdim. 19. hafta da akupunktur a gittim. 3 seans falan gittim. İşe yaradı mı bilmiyorum. Seanslardan sonra hep kusmaya devam ettim. Akupunktur da işe yaramayacak diye anlatırken bir arkadaşımda hipnoz tedavisini önerdi. Son çare hipnoza gidecektim onu yapan birisini de buldum. Ama çok Şükür ki 20. hafta da bulantılarım hafiflemeye başladı. Bunda akupunkturun payı var mı yoksa vakti mi geldi bilmiyorum. Babaannem bebek kımıldayınca rahatlamaya başlarsın demişti. Eski toprak tabi var bir bildiği. Kızımın hareketlerini ilk 20. haftada hissetmeye başladım. Bulantılarım da yavaş yavaş azaldı. Sonra öğrendim ki babaannemin de hamilelikleri hep benim gibi geçmiş. Moralim bozulmasın diye söylememiş. Bende bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da ona çekmişim sanırım. Ee babaanne 20. haftadan sonra tamamen bitiyor muydu bulantın dedim. Bitiyordu ama midem hep çok hassas oluyordu bir kaç günde bir kusardım ağzımın tadı da hiç olmazdı dedi. Şuan 31. haftadayım. Benimde tam olarak böyle. Ağır şeyler asla yiyemiyorum. Bazı şeyler dokunuyor ara ara kusmaya devam ediyorum. Ağzımda hep ekşi bir tat var ama binlerce kez halime şükrediyorum. O kadar zor günler geçirdim ki gebelerin sıkça şikayet ettiği mide ekşimesi bana vız geliyor. Böyle devam etmesine alıştım da bir tek çaysızlık kötü. 31 haftadır bir yudum çay içemedim. Çayın kokusundan tiksindim. Doğumdan sonra ilk işim bir keyif çayı içmek olacak :))
Bilgileriniz için çok teşekkürler.
YanıtlaSilSitemize bekleriz www.tupbebek-merkezleri.com